Asağıdaki makale, Victoria, BC'de yaşayan, Vancouver Adası Türk Derneği kurucusu ve ilk başkanı, değerli büyüğümüz Sayın Salih Zeki Çınar tarafından yazılmıştır. Sayın Çınar'a, bu güzel makaleyi bizimle paylaştığı için çok teşekkür ederiz.
1958’den Bir Göçmenlik Hikayesi
Yazar: Salih Zeki Çınar
1955 yılında Amerika’dan Türkiye’ye dönmüş ve Orman Mühendisi olarak Ankara’da görevime devam ediyordum. 1950 - 1960 yılları, Başbakan Adnan Menderes’in nurlu ufuklara ulasacağı günler uzak değil, her köşeye bir milyoner koyacağız dediği fakat herşeyin pek az veya hiç bulunmadığı, yok yoklar ve kuyruklar devresiydi.
Ankara, Bahçeli Evler’de oturuyorduk.Yanımıza Bolu köylerinden bir orman işçisinin sekiz yaşındaki kızını evlatlık gibi almıştık. Bakkala, kasaba gönderir ve ufak tefek şeyler aldırırdık Hacer’e. O sıralarda birçok kuyruklar arasında en önemlisi et kuyruğu idi. Küçücük Hacer sabah erkenden kuyruğa girer, saatlerce bekledikden sonra eli boş eve gelir ve gözleri dolu “ Hanım baa gelene gadar et bitti” derdi. Biz de kuru fasülye, pilav ve lahana turşusu yer, küçücük radyomuzdan Adnan Menderes’in nurlu ufuklar nutuklarını dinler ve hayalle yaşardık.
Bir gün bakkala gittim ve patrona tuvalet kağıdı var mı diye sordum. Sorumu yanlış anlamış gibi yüzüme baktı ve tulum peyniri mi? dedi. Hayır tu-va-let kağıdı dedim. Ne tuvalet kağıdı, geç beyim geç dedi. Ben de tuvalet kağıdı ümidi kalmayınca dairedeki daktilo kağıtlarını dörde böldüm ve tuvalette duvara astım.
Yoklar böyle devam ederken hep Amerika’daki rahatlık ve bolluğu düşünürdüm. Yok denen bir şey yoktu. Öğrenci olmamıza rağmen küçük paramızla yine de rahattık.
Yıl 1958’di. Bir gün iki arkadaş Kanada’ya göçmen olarak gitmeyi tasarladık İlk iş Kanada Elçiliğine gidip bu isteğimizi anlatmaktı. İkimiz de Amerika’da bulunmuş ve Kanada hakkında oldukça bilgimiz vardı. Bilhassa ormancı olmamız ve Kanada’nın da bir orman memleketi oldugunu düşünerek yarım yamalak İngilizcemizle dahi gidince orada iş bulacağımıza kendimizi inandırmıştık. Bir gün elçiliğe gittik. Girişte sarışın ve boylu bir Kanadalı hanım bizi karşıladı. Biz Kanada’ya göçmen olarak gitmek istiyoruz, Sayın Elçi’yi görebilir miyiz dedim. Hanım: Elçi çok meşgul Konsolosla görüşmek ister misiniz dedi. Biz de isteksiz ama peki dedik. Konsolos Fransız asıllı bir kimseydi. Konsolosa biz hemen gitmek istiyoruz dedim. İşlemler 6 ay sürer dedi ve işleme basladı. Ormancı olduğunuz için Kanada’da iş bulmanız zor olmaz diye ekledi.
Göçmen olarak kabulümüz haberi uzun surmeden geldi. Toronto’ya gidip orada göçmen ofisiyle gorusmemiz istenmisti. Herşeyimizi satıp uçak parası yapmıştık. 2 Eylül 1958’de Ankara’dan o zamanki Pan American hava yolları uçağıyla ayrılmış ve Shanon, İrlanda’da durdukdan sonra New York‘a inmiştik. Ankara’dan hemen ayrıldıkdan sonra rahat bir hayata ulaşacağımızın sevinci ile uçakta viski ısmarlamış ve şerefine diye içiyorduk. Bizi pek neseli gören ve Orta Doğu’dan dönen yaşlı bir Amerikan iş adamı gülerek sordu: Nereye gidiyorsunuz? Kanada’ya. Peki orada bir iş temin ettiniz mi gitmeden? Hayır. Aman Allahım bu ne cesaret , şimdi Kanada’da işler çok iyi değil, bu çocuklarla ne yapacaksınız? Bu soruya cevap veremedik. Suratlarımız uzadı ve viskiyi bir yudum daha içemedik. New York’tan Trans Canada uçağıyla 3 Eylül’de Toronto Malton hava limanına indik. Taksiye binip şehre gittik. Kalacağımız Fort Oteline gelince taksi söförüne ne kadar dedim. Beş dolar dedi. Cebimde sadece 25 dolar ve bir de yedi dolarlık bir çek vardı. Beş doları verdim . Şöför 25 cent daha istedi. Neden? Çünkü Kanada doları 105 Amerikan Cent’i idi. O sıralarda Türkiye’de dolar bulmak çok zor idi. Bir gün Ulus’taki Maliye bakanlığına saat beşten sonra gittim. Maliye Müsteşarı Şefik Soyer’i görüp dolar isteyecektim. Koridorlarda benden başka kimse yoktu. Kapıyı heyecanla tıkladım. Gir deyince içeri girdim. Yarı belime kadar eğilip saygımı gösterdim. Şefik bey: Ne istiyorsun oğlum? Beyefendi ailece Kanada’ya gidiyoruz. Dolara ihtiyacım var. Biraz lütfeder misiniz dedim. Düşündü ve sana 25 dolar veriyorum dedi. Parayı alıp teşekkürle ayrılmıştım.
Toronto’da hemen Immigration ofisine gitmiştik. Biz orman mühendisiyiz ve mesleğimizle ilgili iş istiyoruz dedik. Bu sırada orman piyasası çok düşük ve orman şirketleri eleman almıyorlar, ama biz size iş bulana kadar bir miktar para (Kanada’da yoksul ve işsizlere verilen bir para) verir ve kendi mesleğinizde iş buluncaya kadar geçinirsiniz dediler. Ben buna itiraz ettim. Hayatımda çalışmadan bir para almadım dedim ve ne çeşit iş bulursanız yapmaya hazırım dedim. Peki sizi bir ağaç fidanlığına ( Chrismas Tree Farm) göndereceğiz orada geçici bir iş var. Peki dedik. Fidanlıkta işimiz iki metre boyundaki ağaçları toprağıyla yerden çıkarıp ambalajlamaktı. Bu ağaçlar yaklaşan Noel mevsiminde evlerde süslenecekti. İş bizim için ağırdı ve hiç yapmadığımız bir şeydi. Orada iki hafta kadar çalıştık ve fidanlık sahibi geldi ve bize iş bitti zaten sizin yapacağınız bir iş değildi bu dedi. Hele şu adam kaytarıp durdu diyerek arkadaşımdan memnuniyetsizliğini gösterdi. Tekrar ofise gidip iş istedim. Evet sana bir iş daha var dediler. Bu defa Toronto’nun 40 kilometre uzağında bir yerde kamyona koyun yükleyeceksin. Peki dedim. İş yerine gittim bana baktılar ve bütün gün kamyona koyun yükleyecek kuvvette bir şahıs olmadığıma karar vermişler ki bu iş sana göre değil dediler. Sen daha once ne iş yapardın? Ben Orman Mühendisiyim. Seni Immigration nasil bu işe uygun gorur? Git söyle onlara. Oradan üzülerek ayrıldım. Bana yeni bir iş buldular. Büyük bir mağazanın deposunda süt tozu çuvallarını bir yerden alıp başka bir yere götürmekti. Bütün gece değirmenciyle döğüşmüş gibi yüzüm gözüm beyazdı.
Gece yapılan bir işti. Akşam yemeği zamanında biz işçilere bir dolar yemek parası verirler ve karnınızı doyurun derlerdi. Bir pazar günü oturup bütün Kanada çapında bulduğum iş adreslerine mektup yazarak Orman Mühendisi olarak iş istedim. Biri müstesna hepsinden üzülüyoruz ama iş yok diye nazik cevaplar geldi. Bir akşam eve gelince hanım, sana bir telgraf var dedi. Sevinçle okudum. Derhal Prince George, B.C.’de Orman Bölge Müdürünü görmek icin hareket et deniyordu. Hemen hemen Kanada’yı bir uçtan diğer ucuna geçmemiz gerekiyordu ama bu bir işti, nasıl kaçırılırdı. Çalıştığım yere ben işten ayrılıyorum dedim. Başımızdaki görevli (foreman) hayretle nasıl böyle işi bırakırsın dedi. Ben Orman Mühendisiyim ve mesleğimde bir iş buldum dedim. Bak hiç anlayamamıştım bunu. Buradaki çalışanların hepsini sokaktan topladım dedi. Bana bütün işçiler birlikte bir akşam yemeği verdiler. Ben de yemek param olan bir doları yol masrafları için bir araya koydum. Aralık sonlarında trenle üç gün üç gecede Prince George’a geldik. Sevincimizden Kanada’nın kışı bize bir dağ tatili kadar tatlı geliyordu. Bütün emelimiz biraz para yapıp beş yılda Türkiye’ye dönmekti.
Prince George’da bir gün çocuklar sinemaya gidelim dediler. Sinema binası hemen motelin karşısındaydı. Caddenin yarısından geri döndük. Karlı bir günde ısı eksi 30 derece idi. Orman Dairesine gittikten sonra Türkiye’den geldiğimi duyan ormancılar Kanada kış koşullarına uygun ormanda giyecek elbisem olmadığını düşünerek bir gün bana bir paketle gerekli kış elbise ve ayakkabılarını iyiliksever bir ormancı hediye olarak getirdi. O şahsın bu pek insani yardımına bütün hayatim boyunca müteşşekirim. İlk gün ormana çıkarken bana verilen bütün elbiseleri üst üste giymiştim. Uzaya çıkacak astronotlara benzemiştim. Bana bir çift te hedik (snow shoes) verdiler, kar üstünde rahat yürüyebilmek için. Dört kişilik çalışma grubunun en küçük kıdemlisi bendim. Bu gençler benim, aralarında geçici olduğumu biliyor ve bir kınskançlık duyduklarını anlıyordum. Görevimiz ormanda kesilecek ağaçları boya fışkırtarak işaretlemekti. Bir gün bana dediler ki bizim bir geleneğimiz var, grubumuza yeni gelen herkesi boyarız. Beni, mavi boyayla boyadılar ve hepsi gülüştü.
Prince George’a gönderilmemin nedeni Kanada ormancılığını ormanda ve en aşağı düzeyde çalışarak görmemdi. Bunun bana çok faydası oldu. Dokuz ay sonra asıl görev yerim olan Victoria, B.C. British Columbia’nın baş şehrine geldik. Prince George’da doğan oğlumuz ile şimdi beş nüfuslu bir aile idik. Orman Mühendisi olarak imza atma yetkisi için her Kanadalı ormancı gibi benim de bir tez yazarak bunu ilgili kuruma Kabul ettirmem gerekiyordu. En önemli koşullardan birisi tanınmış bir üniversite mezunu olmaktı. Yaptığım başvuruya, İstanbul Üniversitesi tanınmış bir üniversite değil ve bu nedenle sana lisans veremeyiz dediler. Bir hayli yazışmalardan sonra lisansı almaya hakkım olduğunu kabul ettiler. Victoria’da otuz yıl Orman Bakanlığında çalıştıktan sonra 1988’de erken emekli oldum.
Bir gün Victoria’da bana nasıl iş verdiklerini söylediler. Ben Toronto’dan British Columbia Orman bakanına hitap eden bir mektup yazmış ve iş istemiştim. Bakan mektubumu alıp Orman Genel müdürüne götürüyor ve birisi iş istiyor, kendisine bir cevap verin diyor. Genel Müdür mektubumu baş Civil kültürcü beye veriyor ve soruyor: Orman Genel Müdürlüğünde her memleketten ormancı çalışıyor, Türkiye’den de var mı? Cevap hayır. Genel Müdür, işte bir tanesi iş istiyor. Hemen buraya gelmesi için bir telgraf gönder diyor. Bundan kısa süre sonra Victoria gazetesinde bir yazı çıkıyor: Başlık: mini United Nations (Küçük Birleşmiş Milletler). Orman Bakanlığında her memleketten ormancı ve bir de Türkiye’den var.
Bu güzel ülkede uzun yıllar boyunca ailece acı ve tatlı günlerimiz oldu. Hayat nerede olursanız olunuz inişli ve yokuşlu. Sonuçta eğer sıhhatli iseniz ne mutlu size. Yaşadığınız yer ikinci derecede önemli.
Kanada’ya Türkiye’den gelecek göçmenlere tavsiyem: dürüst ve çalışkan olun. Karşılaşacağınız mücadelelerden yılmayın. Bir gün emeğinizin semeresini göreceksiniz. Burası sulh ve harmoni içinde yaşanan bir ülke. Bu memlekette hayatınızı kazanacaksınız. Öyleyse buraya sizin de bir borcunuz olacak. Bu ülkeye bir katkıda bulunun ve ekmeğini yediğiniz için minnettar olun. Sırası gelince gönüllü işler yaparak vicdan huzuru ile buranın nimetlerinden faydalanın. Örneğin ben emekliye ayrılınca gönüllü iş aradım. Bana niçin gönüllü çalışmak istiyorsun dediler, ben de Kanada bana istikbalimi temin etti, ben de şimdi birazcık da olsa gönüllü ve parasız çalışmak istiyorum dedim. Ben ve eşim beş yıl, yaşlı ve kimsesiz kalmış insanlara yardımcı olduk. Bu hizmetimizi Kanada Sağlık Bakanı bir takdirnameyle onurlandırdı. İçinde bulunacağınız Türk toplumuna katkıda bulunun. Zaman zaman bir araya gelmeği bir zevk bilin ve buradaki pek çok etnik grupların yaptığı gibi bilimli bir toplum olarak varlığınızı gösterin. Göreceksiniz ki bizler bu konuda çok geç kalmışız. Bugün vatana hizmet yalnız Türkiye’de değil dünyanın neresinde olursanız olun yapılabiliyor. İnanın ki burada adımızı duyurmak ve başka etnik gruplardan hiç bir aşağı tarafımız olmadığını faaliyetlerimizle göstermek Türkiye hudutlarında nöbet bekleyen mehmetçiğin görevi kadar kutsal ve elzemdir.
Salih Zeki Çınar
Kanadam.com ekibine gelen yoğun talep üzerine bu yazımda Kanada’ya işçi ya da göçmen olarak gelmek konularında bilgi vermek istiyorum. Kanada’ya işçi ya da göçmen olarak gelebilmek için izlenmesi gereken prosedürler birbirinden farklı olduğu için iki konuyu ayrı ayrı ele alacağım. Dilerseniz önce işçi olarak nasıl gelinir ondan bahsediyim.
Kanada’da işçi olarak çalışabilmek için öncelikle çalışma izninizin olması gerekiyor. Çalışma izni alabilmek için de ilk önce Kanada’da iş bulmanız gerekiyor. Kanada’nın işçi açığı olan bir ülke olduğu gerçek ama özellikle elinde çalışma izni olmayan yabancıların Kanada dışından iş bulmaları da öyle çok kolay değil. Bunun nedeni iş verenlerin uzun süren çalışma izni prosedürleri ile uğraşmak istememeleri. Ancak Kanada’nın ekonomisi (ve dolayısıyla inşaat, üretim ve hizmet sektörleri) şu sıralar çok aktif olduğu için özellikle “Trade Worker” yani “Taşeron İşçi” kategorisinde eleman açığı çok fazla ve dolayısıyla iş verenler yurt dışındaki yabancı işçilerden gelen iş başvurularına daha olumlu bakıyorlar.
İşçi olarak Kanada’ya gelebilmek için sağlamanız gereken en önemli iki koşul:
Türkiye’de çok sayıda yetenekli ve işinin ehli işçi / usta olmasına rağmen adayların çoğu bu iki engele takılmaktadırlar. Dolayısıyla Kanada’da işçi olarak çalışmak isteyen kişilerin öncelikle bu iki konuda yeterlilik sağlamaları gerekmektedir. İngilizce için çözüm bariz. Eğer beraberinizde İngilizce bilen biri Kanada’ya gelmiyorsa oturup İngilizce çalışmaya başlayacaksınız. Peki ustalık belgesi nasıl alacaksınız? Bu açıdan özellikle teknik lise ya da yüksek okul mezunu adaylar şanslı çünkü ellerinde diplomaları var. Elinde hiçbir belge olmayan adaylar bulundukları bölgelerdeki İşçi Bulma Kurumlarına başvurarak ustalık belgesi edinme prosedürleri hakkında bilgi alabilirler.
Peki tüm koşulları sağlıyorsunuz_ Kanada’da iş de buldunuz…sonra ne olacak? Kanada’lı işvereninizin Kanada’da İnsan Kaynakları ve Sosyal Gelişim Bakanlığına (Human Resources and Social Development Canada – HRSDC) Labor Market Opinion (LMO) başvurusunda bulunması gerekiyor. Eğer çalışma izni başvurusu için bir danışmanlık firması ile çalışıyorsanız firmanızın Kanada’lı iş verene konu hakkında gerekli yönlendirmelerde bulunması gerekir. Çünkü özellikle daha önce yabancı bir işçi ile çalışmamış şirketler prosedürler hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabiliyorlar. LMO prosedürünü işveren şirketinizin ve sizin ise uygunluğunuzun Kanada Hükümeti’nden onayı olarak düşünebilirsiniz. Kanada Hükümeti bu prosedür ile para karşılığı yurtdışından işçi getirebilecek şirketlerin önünü kesmeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla para karşılığı size çalışma izni alacağını söyleyen şirketlere güvenmemenizi tavsiye ederiz. Çünkü HRSDC iş verenin içini dışını çok ince bir şekilde araştırmaktadır. Para karşılığı bu işi yapan bir şirketin HRSDC’den LMO onayı alması çok zor bir ihtimaldir. LMO prosedürünün diğer bir amacı ise yurtidışından kontrolsüz getirilecek işçilerin Kanada’daki işçi ücretlerinde haksız rekabet oluşturmasını engellemektir.
LMO’nuz çıktıktan sonra sürecin Türkiye ayağı başlamaktadır. Bu belge ile Ankara’daki Kanada Konsolosluğuna çalışma izni başvurusunda bulunmanız gerekiyor. Çalışma izni başvuru süreci Türkiye’de ortalama 6-9 ayda sonuçlanıyor. Çalışma izniniz onaylanırsa Konsolosluk pasaportunuza Kanada giriş vizesi de başıyor ve böylece herşey tamamlanmış oluyor. Daha sonra buraya gelip çalışmaya başlıyorsunuz. Çalışmaya başladıktan sonra eğer şartları yerine getiriyorsanız Kanada içerisinden göçmenlik başvurusunda da bulunabiliyorsunuz. Peki Kanada göçmenliğine nasıl başvuruluyor?
Kanada’da göçmenlik statüsü (Permenant Reşident – PR) alabilmek için şartlarınıza göre izleyebileceğiniz farklı rotalar vardır. Bu rotalar kısaca söyle özetlenebilir:
Dolayısıyla Kanada’ya göçmenlik başvurusunda bulunmadan önce şartlarınızı çok iyi irdeleyip size en uygun rotayı izlemeniz göçmenlik sürecinizin en hızlı ve olumlu bir şekilde sonuçlanmasını sağlayacaktır. Skilled Worker kategorisinden biraz daha detaylı olarak bahsedecek olursak öncelikle bu alanda başvuru yapabilmek için CIC (Citizenship and Immigration Canada ‘nın online olarak yaptığı Skilled Workers and Professionals Self Assessment Test ‘den en az 67 puan almanız ve en az 1 yıl tam zamanlı iş tecrübesi sahibi olmanız gerekmektedir.
Bu testte kısaca kişinin eğitim durumu, yabancı dil bilgisi, iş tecrübesi ve Kanada’da ayarlanmış bir işi olup olmadığı, vb. gibi kriterlere göre puanlama yapılmaktadır. Eğer testten 67’yi geçiyorsanız Skilled Worker kategorisinde göçmenlik başvurusu yapabilirsiniz. Tabi testi geçmeniz göçmenliğinizin kesin olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmemektedir. Bu testi sadece bir ön eleme olarak düşünebilirsiniz. 67 barajını geçtikten sonra başvuracağınız kategoriye göre belgelerinizi tamamlayıp Konsolosluğa iletmeniz gerekmektedir.
Kanada göçmenlik başvuruları Türkiye’den ortalama 5 yıl, Kanada’dan ise ortalama 2 yılda sonuçlanmaktadır. Türkiye’de bu sürecin sonuçlanmasını 5 yıl beklemek istemiyorsanız alternatif olarak Kanada’ya eğitim amaçlı gelerek göçmenliğinize Kanada’dan da başvurabilirsiniz. Bu şekilde Kanada’da eğitiminizi tamamlarken göçmenliği de aradan çıkarmış olursunuz. Tabi Kanada’ya gelir gelmez göçmenlik başvurusunda bulunabilmek için yukarıda belirtilen şartları sağlıyor olmanız gerekmektedir. Ama Türkiye’deyken bu barajı geçemiyorsanız Kanada’da alacağınız eğitim ve eğitiminiz süresi ve sonrasında kazanacağınız iş tecrübesi ile puanınızı oldukça yükseltmeniz mümkün. Kanada’da eğitim alternatifleri hakkında ayrıntılı bilgiye websitemizin Kanada’da Eğitim ve Blog bölümlerinden ulaşabilirsiniz.
Kanada’ya işçi, göçmen ya da öğrenci olarak gelmek konularında daha fazla bilgi için iletişim sayfamızdan bize yazarsanız size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

Türkiye'de hangi meslek sahibi olursanız olun Kanada'da çalışabilmek için yasal olarak çalışma izninizin olması gerekiyor. Çalışma izninin göçmenlik ya da öğrencilik yoluyla alınabileceğini her fırsatta belirtmeye çalışıyoruz (dil okulu öğrencileri malesef okurken aynı zamanda çalışamıyorlar). Türkiye'den göçmenlik başvuruları ortalama 5 yıl sürüyor. Dolayısıyla şartları uygun olan öğrencilerimize Kanada'daki kariyerlerine öncelikle bir eğitim programıyla başlamalarını tavsiye ediyoruz. Konu hakkında "Kanada'da eğitim almanın avantajları" adlı bloğumuzu inceleyebilirsiniz.
http://www.kanadam.com/blog/kanadada-egitim-almanin-avantajlari
Kanada'ya eğitim amaçlı gelmiş kişiler için çalışma izni konusunda bir sorun bulunmuyor. Çünkü Türkiye'de meslekleri ne olursa olsun bu kişilerin Kanada'da okudukları bölüm ile ilgili alanlarda çalışmaları gerekiyor. Okullar bu konularda öğrencilere gerekli yönlendirmeleri yapıyorlar.
Peki göçmen olarak gelenler...? Kurallar meslekten mesleğe değişiklik gösteriyor. Örneğin yabancı doktorların Kanada'da doğrudan mesleklerini icra etmelerine izin verilmiyor. Kanada'da doktor olarak görev yapabilmek için bu kişilerin sahip oldukları niteliklerin, diplomanın ve iş tecrübelelerinin Kanada standartlarına uygun olduğunu ispatlamaları gerekiyor. Gerekli görülürse ek kurslar almaları isteniyor. Bu kişilerin akreditasyon için "International Credential Recognition" merkezlerine başvuruda bulunmaları gerekiyor. Örneğin:
http://www.bcit.ca/ices/whatwedo.shtml
Benzer uygulamaların genelde mühendisler ve avukatlar için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Bu meslek gruplarının dışında özellikle ekonomi, işletme gibi sosyal bilimler mezunu kişiler için ise şartlar çok daha esnek. Mesela Türkiye'de ekonomi okumuş bir kişi burada da ekonomi mezunu sayılıyor. Ancak işe alınma koşulları iş verene ve alana göre değişiklik gösteriyor. Mesela finans alanında işe alımlarda işverenlerin istedikleri bazı sertifikalar bulunuyor.
Her eyaletin göçmenlik politikaları farklılık gösterebiliyor. Eyaletlerin yeni göçmenlerin ülkeye adaptasyonunu kolaylaştırmak amacıyla geliştirdiği programlar da sözkonusu. Kanada'ya göçmen olarak gelmiş kişilere bu programları iyi araştırmalarını tavsiye ediyoruz.
Güncelleme (1):
Yeni göçmenlerin iş tecrübelerini de tanıtmaları önemli. Buna da "Prior Learning Assessment" deniyor. Tabi göçmenlerin İngilizce'lerinin çok iyi olması şart. Eğer geldiklerinde İngilizce'leri yetersiz ise Kanada'da devlet destekli dil kursuna katılabiliyorlar.
Bazı eyaletlerin Kanada dışında eğitim almış göçmenler için geçiş eğitimleri sözkonusu. Yeni göçmenlerin bu eğitimleri almaları da yararlı olabilir. Yeni göçmenlerin Kanada'ya yerleşmeleri ve adaptasyonu konusunda Kanadam.com olarak kendilerine mümkün olduğunca destek olmaya çalışıyoruz. Konu hakkında daha fazla bilgi için lütfen bizimle iletişime geçin.
Güncelleme (2):
Kanada'da göçmenliğinizi aldıktan sonra öğretmen olarak çalışabilmek için bulunduğunuz eyaletin ilgili meslek kuruluşlarından ve Bakanlıklarından onay ve denklik almanız gerekmektedir. Her eyaletin öğretmenlik konusunda kendi belirlediği standartları vardır. Bunlar hakkında en doğru bilgiyi eyalet Eğitim Bakanlıkları sitelerinden alabilirsiniz. Göçmenliğinizi aldıktan sonra hangi eyalete yerleşeceğiniz de önemlidir. Çünkü Kanada'da eğitim eyaletlerin kendi sorumluluğunda olduğu için bir eyalette alacağınız sertifika diğer başka bir eyalette geçerli olmayabilir.
Kanada'da öğretmen olarak çalışabilmek için ilgili eyalet Eğitim Bakanlıkları bazı sınavlara girmenizi isteyebilecekleri gibi diğer bazı eğitim programlarına da katılmanızı (örnek: eğitim masterı) talep edebilirler.
Öğretmenlerin göçmen olduktan sonra alternatif olarak bulundukları eyaletlerin Eğitim Bakanlıklarındaki pozisyonlara da basvurmaları mümkündür.
Güncelleme (3):
Kanada'nın doktor açığı olduğu malum. Ancak sağlık konusunda çok hassaslar. Doktorlar göçmen olduktan sonra dahi hemen çalışmaya başlayamayabiliyorlar. Önce mesleklerinin ve eğitimlerinin denkliklerini kabul ettirmeleri gerekiyor. Kanada'da her eyalette çeşitli meslek grupları ile ilgili olarak İnternational Standards ile ilgilenen ofisler var. Doktor göçmenlerin bu kurumlardan alacakları denklik sonuçlarına göre Kanada'da ekstra eğitim almaları gerekebilmektedir. Hemşirelik, eczacılık, discilik, vb. gibi diğer sağlık ile ilgili meslek gruplarında da aynı şey söz konusu. Dolayısıyla sağlık meslek gruplarında çalışacak göçmen kişilerin Kanada'ya belli bir birikimle gelmelerinde fayda var - çünkü hemen çalışmaya başlayamayabilirler.
Güncelleme (4):
Kanada'ya işçi ya da göçmen olarak gelmek konularında daha fazla bilgi için:
http://www.kanadam.com/blog/kanada-ya-isci-ya-da-gocmen-olarak-gelmek
Stats Canada tarafından açıklanan son verilere göre 2001-2006 yılları arasında Kanada’nın nüfusu 1.6 milyon arttı.
Nüfusundaki % 5.4 artış ile Kanada, gelişmiş ekonomiye sahip diğer G8 ülkeleri araşında nüfusu en fazla büyüyen ülke oldu. 1.6 milyon’luk artışın 1.2 milyonunu Kanada’ya yeni gelen göçmenler oluştururken kalan 400bin’i Kanada içerisinde yeni doğumdan kaynaklanmaktadır. Kanada’nın mevcut nüfusu 31,612,897’dir.
Haberin devamı için:
http://www.cbc.ca/canada/calgary/story/2007/03/13/census-canada.html
Kanada günümüzde hala resmi olarak göçmen kabul eden nadir gelişmiş ülkelerden biridir. Bu ülkeye her yıl yaklaşik olarak 200.000 göçmen gelmektedir. Yabancılar Kanada’nın toplam nüfusunun %16’sını oluşturmaktadırlar. Kanada, göçmen nüfusu ile gurur duyan, göçmenleri ekonomisinin ve kültürel altyapısının güçlü bir parçası olarak gören sosyal ve medeni bir ülkedir.
Kanada’da göçmenliğe işçi, yatırımcı, girişimci, işveren, eyalet adaylığı (provincial nominee) ve sanatçı kategorileri altında başvurulabilir. Herbir kategorinin kendine has başvuru koşulları bulunur. Koşullar hakkında daha ayrıntılı bilgi Immigration Canada’nın websitesinden alınabilir.
Türkiye’den yapılan göçmenlik başvuru süreci uzun ve zorlu bir süreçtir. Kanada’nın Ankara Konsolosluğu’na yapılan başvuruların %30’u 56 ayda, %50’sı 60 ayda, %70’i 66 ayda ve %80’ini 68 ayda sonuçlanmaktadır.
Güncelleme:
Kanada'ya işçi ya da göçmen olarak gelme konularını ele aldığım diğer blog yazısı için:
http://www.kanadam.com/blog/kanada-ya-isci-ya-da-gocmen-olarak-gelmek